12 Mayıs 2017 Cuma

Edirne Kongresi:

Edirne Kongresi:
Edirne Kongresi, Anadolu’da başlayan Millî Mücadele ve bu çerçevede Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin
açılışından iki hafta sonra toplanması bakımından ve Trakya’da başlatılan mücadelenin çerçevesini belirlemesi açısından son derece önemlidir. Bu kongrede işgallere karşı silahlı mücadeleye karar verilmesi, bölgedeki teşkilatlanmanın en önemli göstergesidir. Ancak kongrede delegelerin bir kısmının siyasi arayış içerisinde bulunması ve İstanbul ile temasın sürdürülmesi yanlısı olması olumsuz bir durum olarak değerlendirilmektedir.Daha önce 10 Temmuz 1919’da birinci ve 16 Ekim 1919’da ikinci Edirne kongreleri yapılmış ve Trakya’nın işgaline karşı alınacak önlemler burada tartışılmıştır. Ancak bu üçüncü kongre diğerlerine göre daha kapsamlı ve alınan kararlar itibarı ile daha bağlayıcıdır.
Kongre 9 Mayıs 1920 tarihinde Merkez Heyeti Reisi Şevket Bey’in başkanlığında açılmış ve yapılan yoklama
sonrasında gündem maddeleri okunmuştur. Kongrenin gündemi iki ana başlık altında toplanmaktadır. Birincisi
Trakya’nın Osmanlı’nın ayrılmaz bir parçası olduğunun ve bunun için Osmanlı murahhas heyetinin ve siyasetinin desteklenmesi konusunun ele alınması, ikincisi ise hükümetin yetersiz kalması ve Trakya topraklarının işgali halinde her türlü yola başvurulması ve karşı koyulması için alınacak tedbirlerin neler olacağı meselesidir.Kongrenin başlangıcında tartışılan bir başka konu da delegelerin düşüncelerini özgürce dile getirebilmeleri için uygun koşulların sağlanması ve kimsenin düşüncesinden dolayı suçlanmaması için gerekli önlemlerin alınması konusudur. (TİTEA, K:27, G:9, B:9-140001)
Birinci gün ele alınan bir başka konu ise Yunan işgali karşısında Bulgarların nasıl hareket edecekleri konusudur. Bu toplantıda Cafer Tayyar Bey, Yunan kuvvetlerinin Trakya’da işgal hareketleri sırasında nasıl bir strateji izleyeceklerini delegelere detaylarıyla açıklamış, Yunan ordusunun gücü ve eksikliklilerini belirtmiştir. Ayrıca Trakya’daki birliklerin yeterli olduğu, seferberlik halinde nasıl hareket edileceği, erzak ve iaşe konusunun nasıl çözüleceği konularında da açıklamalarda bulunmuştur. Bu konuşmalara karşı, siyasi çözüm arayışı içinde olan ve İstanbul ile temasa geçmek ve oradan onay almak isteyen delegeler görüşlerini açıklamışlar ancak konu tamamen askerî nitelikleri içerdiği için yoğun olarak alınacak savunma önlemleri üzerinde durulmuştur. (TİTEA,K:27, G:9, B:9- 140001)
Edirne Kongresi’nin ikinci günü Trakya’nın İstanbul Hükümeti ile birlikte hareket etmesi gerektiği fikrini savunan delegelerin konuşmaları ile başlamış, bu delegeler savaş ve seferberlik ilanı kararını ancak padişahın verebileceğini ifade etmişlerdir. Cafer Tayyar Bey bu delegelere karşı yaptığı konuşmada siyasetin iflas ettiği artık askerî tedbirlerin alınması gerektiğini ifade ederek, kendilerinin savaş ilan etmediği, ancak savunma maksatlı önlemlerin alınması gereği belirtilmiştir. Ayrıca delegeler tarafından şu konuşma ve öneriler yapılmış ve delegelerin geneli Trakya’nın silahlı savunulmasından yana tavır almıştır. Gelibolu delegesi Şakir (Kesebir)Bey; “ Bu memlekete düşman gelirse müdafaa edilir, biz de müdafaa işinde bir şey düşünemeyiz.Memleketimizi, müdafaa etmeyeceğiz sözleri fırkacı laflarıdır.” diyerek mutlaka silahlı savunma yapılması gereğini ortaya koymuştur. Bu arada söz alan Babaeski Müftüsü, savunma tertibatı alınırken dikkat edilmesi gereken en önemli hususun burada yapılacak olan mücadelenin planlı ve iyi idare edilerek yapılması gerektiği, aksi halde sonucun felaket olacağını, kararın mutlak müdafaa, sonra seferberlik, arkasından gerekirse dövüşmek olacağını belirtmiştir. Bazı delegelerin, durumun Padişaha sorulması gerektiği, Padişahın emri olmadan bir şey yapılamayacağı şeklindeki çıkışları da dikkat çekmektedir. (TİTEA, K:27, G:9, B:9- 144001)
Kongrenin üçüncü gününde ele alınan en önemli konu San-Remo Konferansı’na Trakya’dan katılacak delegenin
seçimi meselesidir. Yapılan uzun tartışmaların sonunda konferansa katılımcı üye gönderme kararı alan kongre,Galip Bahtiyar Bey, Galip Kemali Bey ve Salih Cevdet Bey üzerinde mutabık kalmış ve delegelere verilecek yetkiler belirlenmiştir. (TİTEA, K:27, G:9, B:9- 140001)
Kongrenin dördüncü gününde Cafer Tayyar Bey,ordunun hazırlanmasında halkın desteği ve katkısının belirlenmesi konusunu açmış ve seferberlik halinde yapılacak hususları, askerlerin toplanması, beslenmesi,asayişin sağlanması, silahların belirlenmesi ve menzil teşkilatı hakkında halkın bilgilendirilmesi gerektiği konusu üzerinde durmuştur. Ayrıca kıyıların korunması ve askere gidenlerin ailelerine yapılacak yardım konusu da bu toplantıda ele alınmıştır. Kongrede ele alınan bir başka konu da Trakya Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti’nin görevleri ve amaçları hususudur. Bu cemiyetin Trakya Paşaeli Cemiyetinden ayrı olarak özellikle Doğu Trakya’nın müdafaası için kurulduğu belirtilirken, esas olarak bu iki cemiyetin birleştirilmesi ve doğu ve batı Trakya’nın birlikte hareket ederek mücadele etmesi gereği üzerinde durulmuştur. Kongre bu iki cemiyetin Trakya Paşaeli Cemiyeti adı ile görevine devam etmesi kararını vermiştir. (TİTEA, K:27, G:9, B:9- 141001)
13 Mayıs 1920 tarihinde kongrenin beşinci ve son toplantı gününde ikinci, üçüncü ve dördüncü oturumlarda
daha önce Lüleburgaz Kongresi’nde seçilen Trakya Paşaeli Merkez Heyeti’nin yeniden seçilmesi konusu
tartışılmış ve kararlar alınmıştır.
Bahaeddin Bey, kongrenin Trakya’yı hakkıyla temsil ettiğini, kongreden çıkacak merkez heyetinin de hakkıyla memleketi temsil edeceğini belirtmiş, İhsan Bey ise, mevcut İdare Heyeti’ne her livadan ikişer, kazalardan birer üye seçilmesini, bu üyelerin silah altına çağırma giydirme, besleme ve diğer işlere bakmasını önermiştir. Cafer Tayyar Bey, merkez heyetinin Lüleburgaz Kongresi’nde seçildiğini, bu heyetin görevini yapıp yapmadığının sorgulanmasını görevini yapmıyorsa yeni ve herkese güven verecek bir heyet seçilmesi gerektiğini belirtmiştir.(TİTEA, K:27, G:9, B:9- 142001)
Lüleburgaz Kongresi’nde, Çatalca’dan temsilci olmadığı, Merkez Heyetinde, Çatalca’dan da temsilci olması
gerektiği belirtilmiş,ancak bu öneriye Cafer Tayyar Bey, “Çatalca’dan murahhas yoktu denildi. Merkez
heyetimiz beş livayı da temsil etmektedir.” Sözleri ile cevap vermiştir. Ayrıca, şeref ve namus milletindir, kuvvet de milletindir. Her mesele millet açısından düşünülmelidir… Biz hiçbir zaman milletsiz bir memleket hatırımıza getirmedik… sözleri ile de birlik içinde hareket edilmesi gerektiği belirtilmiştir. (TİTEA, K:27, G:9, B:9- 143001)
Bu oturumda Şevket Bey’in isteği üzerine Lüleburgaz Kongresi kararları tekrar okutulmuş ve tartışmalara bunun üzerinden devam edilmiştir.Ali Galip Bey, Heyeti Temsiliye namıyla her livadan ikişer üye seçilmesini ve Trakya Cemiyeti ismini almasını,Bahaeddin Bey ise her livadan üç üyenin seçilmesini teklif etmiş, yapılan oylama sonucunda her livadan üçer üye seçilmesine çoğunlukla karar verilmiştir. (TİTEA, K:27, G:9, B:9- 144001)Kaynak pdf.; Dr. Hüsnü ÖZLÜ
İSTİKLAL SAVAŞI’NDA DOĞU TRAKYA’DA TEŞKİLATLANMA SÜRECİ,
LÜLEBURGAZ VE EDİRNE KONGRELERİ
ULUSLARARASI AVRASYA SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl:3, Sayı:6
MART 2012

0 yorum:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.

Etiketler

Copyright © TARİHİN TOZLU SAYFALARI | Powered by Blogger

Design by Anders Noren | Blogger Theme by NewBloggerThemes.com